Androjen Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü

İnsan vücudu; vücudun bir bölümünün, diğeriyle değişmesi, büyümesi ve gelişmesi için iletişim kurmasını sağlayan büyük bir sinyal ağına sahiptir. Önemli bir mesajlaşma sistemi; hormonlar adı verilen kimyasal sinyallerin kullanılmasıdır. 

Hormonlar; vücutta kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine, ruh halinin kontrol edilmesine, açlığın yönetilmesine ve bağışıklık sisteminin etkinleştirilmesine izin verir. Erkeklerde androjen adı verilen son derece önemli bir hormon grubu vardır. Bunlar; androjen reseptörü üzerinde etkili olan testosteron, DHT VE DHEA içeren bir grup hormondur. 

Erkeklik hormonu olarak düşünülse de, kadınlar için de önemlidir. Aşırı androjen seviyeleri; erkeklerde kalp hastalıkları riskini ve kadınlarda erkek tipi kellik ya da istenmeyen tüylerde artış gibi yan etkilere neden olabilir. 

Düşük seviyelerde olduğunda ise; cinsel isteksizlik, iktidarsızlık ve yorgunluğa neden olabilir. Bununla birlikte, androjen hormonunun vücuttaki seviyeleri yaşla birlikte düşüş göstermektedir. Bu yazıda, androjen hormonunun ne olduğuna, fazlalığında ve düşüklüğünde nelerle karşılaşılabileceğine ve genel olarak androjen hakkında bilmeniz gerekenlere biraz daha yakından bakacağız!

Androjen Nedir?

Androjenler; insan vücudunda bulunan ve androjen reseptörü adı verilen bir hormon reseptörüne etki eden bir grup hormondur. Bu hormonların, erkek cinsel özelliklerinin yaratılmasına yardımcı olmak dahil, vücutta çok çeşitli işlevleri vardır. 

  • Testosteron
  • DHT
  • DHEA 
  • Androstenoedion bu kategorideki hormonlar arasındadır. 

Erkek cinsiyet hormonları olarak düşünülse de, androjen kadınlarda da önemlidir. Örneğin; kadınlarda testosteron libidoyu, kemik yoğunluğunu ve kas kütlesini korumak için önemlidir. Bu hormon grubunun yapı taşları; yağlı yiyeceklerde bulunan ve arterleri tıkayan aynı molekül olan kolesteroldür. 

Kimyasal yapıları nedeniyle, androjenler için “steroid hormonları” denildiğini de duyabilirsiniz. Böbreklerin üzerine oturan bir çift bez olan adrenal bezlerde, bazı androjenler yapılmaktadır. Erkeklerde testislerde de androjen üretimi gerçekleşmektedir. 

Androjen Fazlalığı Nedir?

Androjen fazlalığı; kadınlarda erkek cinsiyet hormonu olan testosteron, androsteronun aşırı varlığı ve bunların kadın vücudu üzerindeki etkileri anlamına gelir. Belirtileri arasında:

  • Yağlı cilt
  • Akne
  • Tüylenme
  • Ses kalınlaşması
  • Erkek tipi saç dökülmesi
  • Adet düzensizliği
  • Kısırlık 
  • Obezite 
  • Artmış kas kütlesi ve daha küçük göğüs boyutu

Artan androjen seviyelerinin nedenleri ise şöyledir:

  • PKOS hastalığı
  • Böbreküstü bezlerinde bozukluk
  • Hipofiz bezi hastalıkları
  • Metabolik sendrom
  • Obezite
  • Yapay androjenler gibi bazı ilaçlar

Androjen Hormonu Artması Riskleri

Erkeklerde androjen hormonu seviyeleri nadiren çok yüksektir. Bu olduğunda, genellikle ilaçlar ya da takviyelerden kaynaklanmaktadır. Hem doğan androjenleri hem de sentetik androjenik steroidleri kötüye kullanmak; dünya çapında sporcuların kullandığı yaygın bir doping tekniğidir. Testosteronun kendisi kas gücü ve boyutunu arttırabilir. Ancak, diğer androjenlerde önemli faydalar göstermediği görülmüştür. Bununla birlikte, performansı arttırmak için androjenlerin kötüye kullanılmasının riskleri de yok değil. 

Araştırmalar; erkeklerde testosteron hormonunun normal seviyelerin üzerine çıkmasının, bazı saldırganlık ve duygudurum belirtilerine neden olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, sentetik androjen kullandıktan sonra; ani kalp krizine bağlı ölümlerden muzdarip genç sporcuların yanı sıra, artan kolesterol seviyeleri de dahil olmak üzere, diğer kardiyovasküler yan etkilerin riskinin arttığını belirten raporlar da vardır. 

Androjen hormonunu kötüye kullanmanın bir diğer yan etkisi de; testisleri küçültmek, kısırlığa neden olmak ve vücudun kendi testosteron hormonu üretme yeteneğini düşürmesidir. Ek olarak, fazla testosteron, genellikle östrojene dönüştüğü için göğüslerde büyüme meydana gelebilir. Araştırmalar, sentetik androjen alan erkeklerin %50’sinden fazlasında göğüslerde büyüme olduğunu göstermektedir. 

Kadınlarda Androjen Yüksekliği 

Kadınlarda, atletik performans geliştirmenin dışında, “hiperandrojenizm” olarak da adlandırılan ve androjen artışına neden olan durumlar da vardır. PKOS olarak bilinen polikistik over sendromu, bunlardan en yaygın olanıdır. Bu durumda, yumurtalıklar çok fazla testosteron üretir. Bu da; 

  • Aşırı tüylenmeye
  • Yüz kıllarının uzamasına ve çoğalmasına
  • Erkek tipi saç dökülmesine
  • Sivilceye 
  • Adet düzensizliğine
  • İnsülin direncinden kaynaklanan kısırlığa neden olur. 

İnsülin direnci; kaslar, yağlar ve karaciğerin kan şekerini gerektiği gibi emmemesi sonucu ortaya çıkar. Bu da, kan şekeri seviyelerinde yükselmeye neden olur. Artan insülin direnci, şeker hastalığına neden olabilir. 

Düşük Androjen Seviyeleri

Çok düşük olan androjen seviyeleri; cinsel isteksizliğe, iktidarsızlığa, yorgunluk ve halsizliğe, kas kütlesi kaybına, yağ oranında artışa, kansızlığa ve zayıf kemiklere neden olabilir. Bu durum, kan testleri ile değerlendirilebilir. Tanı doğrulandıktan sonra, “testosteron replasman tedavisi” ile tedavi edilir. 

Androjen Hormonu Nasıl Azaltılır?

Vücutta, androjen hormonunu doğal yolla azaltmak için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır:

  • Gerçek gıdalar tüketmek

Gerçek gıdalar; paketlenmiş ürünlerden ziyade içerik maddeleri olan gıdaları ifade eder. Herhangi bir zararlı katkı maddesi, yapay şeker ya da hormon içermezler. Meyve ve sebzeler, kepekli tahıllar, bakliyatlar; beslenme programınıza eklemek için birkaç besleyici seçenektir. İşlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarmak, kan şekeri seviyelerinizin daha iyi düzenlenmesine yardımcı olacaktır. 

  • Dengeli bir diyet uygulamak 

Beyaz pirinç ve sofra şekeri gibi işlenmiş karbonhidratlar insülin seviyelerini arttırabilir. Bu da, kadınlarda Polikistik Over Sendromu belirtilerini kötüleştirebilir. Bunu önlemek için; meyve- sebze, işlenmemiş tahıllar gibi Glisemik İndeksi düşük karbonhidrat kaynaklarını tercih edin. Ek olarak; her öğünün protein, lif ve yağ ile çok yönlü olmasını sağlamak kan şekeri seviyelerini de kontrol altında tutacaktır. 

  • İltihaplanma karşıtı gıdalara yönelin

Yapılan araştırmalar; PKOS hastası olan bir kadının vücudunda kronik ve düşük dereceli bir iltihaplanma olduğunu göstermektedir. İltihaplanma karşıtı besinlere yönelmek, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesi üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Akdeniz tarzı bir diyet uygulamak harika olabilir. Çünkü; zeytinyağı, yeşil yapraklı sebzeler ve yağlı balıklar içerir. Bunların hepsi, iltihaplanmayla savaşmaya yardımcı olur. 

  • Demir alımınızı arttırın

Polikistik Over Sendromu, adet dönemlerinde ağır kanamaya neden olma potansiyeli vardır. Bu da, bir kadında demir eksikliği ve demir eksikliğine bağlı kansızlık riskini arttırmaktadır. Yumurta, ıspanak ve brokoli gibi demir açısından zengin besinleri daha fazla tüketmek, demir alımını arttırmaya yardımcı olabilir. 

  • Magnezyum alımını arttırın

Magnezyum; vücutta ağrı ve iltihaplanmayı azaltmak, uyku kalitesini iyileştirmek ve adet sancılarını hafifletmek gibi kanıtlanmış birçok hormonal faydaya sahiptir. Bu, özellikle PKOS’lu kadınlar için faydalıdır. Çünkü, kaygıyı hafifletmeye ve kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Badem, kaju, ıspanak ve muz, hepsi magnezyum açısından zengindir. 

Leave A Comment

Create your account