Tüp Bebek Tedavisinde PRP

Paylaş:

Çocuk sahibi olmak zaten yaşamın doğal bir sonucu olarak belli bir yaşta ortaya çıkan bir istek olmakla birlikte, günümüzde doğal yolla gebelik her geçen gün zorlaşmaktadır. Üremek bir içgüdü olsa da, bunun gerçekleşmesi için pek çok karmaşık durumun bir arada olumlu şekilde seyretmesi gerekiyor. Oysaki özellikle son dönemlerde bu herkes için çok da mümkün olamayabiliyor. Şöyle ki; sağlıksız beslenme alışkanlıkları, olumsuz yaşam koşulları, genetik sorunlar, çevresel problemler, çeşitli hastalıklar kadın, erkek pek çok kişinin üreme sistemini olumsuz etkiliyor. Kadınların eğitim ve çalışma olanaklarının artmasıyla birlikte anne olma yaşı da ertelenmekte ve yaş ilerleyince de doğal yolla gebelik elde edebilme şansı azalmaktadır. Kadınlarda yaşın 35’in üzerinde olması kısırlık için önemli bir sebep olmaktadır.

Kadınlarda kısırlık sebepleri nelerdir?

  • İlerleyen yaş,
  • Tüplerin tıkalı olması,
  • Tüplerde sorun olması,
  • Üreme organlarında ya da karın içinde yapışıklıklar,
  • Yumurtlama bozuklukları,
  • Üreme organlarında doğuştan ya da sonradan olan anomaliler ve hastalıklar,
  • Hormonsal problemler

Erkeklerde kısırlık sebepleri nelerdir?

  • Genetik bozukluklar,
  • Üreme organlarıyla ilgili anomaliler ve hastalıklar,
  • Erkek üreme hücresi olan sperm sayısının, kalitesinin düşüklüğü,
  • Hormonsal sorunlar

Kısırlığın tedavisi mümkün!

Bir bebek sahibi olmak isteyen, ancak doğal yolla gebelik elde edemeyen ya da herhangi bir sebeple gebelik kaybı yaşanan çiftlerde kısırlıktan şüphe edilir. Böyle bir durumda hem anne adayı hem de baba adayına çok detaylı muayeneler ve testler yapılır. Çiftlerde çoğu zaman kısırlık sebebi belirlenir ve ona yönelik bir tedavi uygulanırken, bazen de kısırlığa yol açacak herhangi bir sebep bulunamaz.  Çiftlerde kısırlık sebebi ister tespit edilsin, isterse tespit edilemesin günümüzde pek çok çift, üremeye yardımcı tedavilerle bebek sahibi olabiliyor. Kısırlık şüphesi olan çiftlere; yumurtlama tedavileri, hormonsal tedaviler, aşılama, enjeksiyon ve tüp bebek tedavisi gibi çok sayıda farklı üreme tedavisi uygulanabilir. Tüm bu yöntemler arasında en başarılı sonuçlar veren ve en sık olarak tercih edilen tedavi yöntemi tüp bebek tedavisidir.  Günümüzde tüp bebek tedavisi çok yaygın olarak uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavisi nedir, nasıl yapılır?

Şu anki tıbbi olanaklar doğrultusunda kısırlık tedavindeki en başarılı yöntem tüp bebek tedavisidir. Tüp bebek tedavisi dünyada 40 yıldan uzun süredir uygulanmaktadır ve uygulanma evreni de çok geniştir. Yani sperm ve yumurta hücresi olan, ancak herhangi bir sebepten dolayı doğal yolla bebek sahibi olamayan çiftlerde tüp bebek tedavisi ile çok yüksek oranda gebelik elde edilebilmektedir.

Tüp bebek tedavisi uygulanacak olan çiftlerde; kadının ve erkeğin üreme hücreleri alınır, laboratuvar ortamında ayıklanır ve döllenme için uygun hale getirilir. Elde edilen sağlıklı hücrelerle laboratuvarda döllenme olur ve oluşan embriyoların gebeliğe en uygun olanları alınarak kadının rahmine yerleştirilir. Embriyo transferinden 12 gün sonra da kanda gebelik testi yapılır ve tedavinin başarılı olup olmadığı öğrenilir.

Eğer anne adayının yumurtlama bozukluğu varsa, tüp bebek işleminden önce yumurtalarının büyümesi, istenen özelliklere sahip olabilmesi için ilaç tedavisi uygulanır. Gebelik olasılığını artırmak için baba adayının menisinin içindeki spermlere laboratuvarda birkaç işlem yapılarak üremeye uygun hale getirilir. Bununla birlikte sağlıklı bir gebelik oluşması ve gebeliğin canlı doğumla sonuçlanabilmesi için bazı vakalarda hormon tedavileri yapılır.

Tüp bebek tedavisi o kadar başarılı bir tedavi yöntemidir ki; asında gebelik elde edebilmek için sağlıklı bir tane bile sperm ya da yumurta hücresi bile yeterli olabilir. Bu tedavinin her aşaması doktorların, uzmanların kontrolünde olduğu için gebelik elde edebilme şansı çok yüksektir ve gebelik şansı çok düşük olanlarda bile gebelik elde edilebilir.

Tüp bebek tedavisinde PRP

Klasik tüp bebek tedavisi çok başarılı sonuçlar vermekle birlikte, daha zorlu kısırlık vakaları için de neredeyse her gün yeni tedavi yolları, yeni uygulamalar, deneyimler gerçekleştiriliyor, bunlar sayesinde başarı oranı da artıyor. Tüp bebek tedavisinde ilk denemede gebelik elde edilemeyen bir çift, sonrasında uygulanan tedavilerle sonraki denemelerde çok daha iyi sonuç alabiliyor. Bu bağlamda tüp bebek tedavisine yardımcı olarak yapılan işlemlerden birisi de PRP’dir ve tedavinin başarı oranını artırmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde yeni sayılabilecek uygulamalardan birisi olan PRP, anne adayının kanından elde edilen trombosit içeriği bakımından zengin plazmanın tekrar kendisine verilmesidir. Tüp bebek tedavisinden daha başarılı sonuçlar almak için yapılan çalışmalar; rahim zarının kalınlaşmasının embriyonun tutunma şansını ve yumurta kalitesini artırdığını göstermektedir. Bu bağlamda kadının kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma tedavisi (PRP) de başarıyı artırıcı rol oynamaktadır. Yani normalde gebelik şansı düşük olan çiftler de PRP ile gebelik elde edebilir. Çünkü bu işlemle rahim, embriyonun daha kolay tutunabileceği bir yapıya kavuşur.

Rahim zarının yeterince olgunlaşması gebelik elde etmeyi kolaylaştırır!

Olası bir gebelikte embriyonun rahim duvarına tutunmuş olması, gebeliğin devamı için de oradan ayrılmaması, oradan beslenebiliyor olması gerekiyor. Bu bakımdan doğal yolla ya da gebeliğe yardımcı yöntemlerle elde edilen gebeliklerde, rahim zarının yeterince olgunlaşmış olması çok önemlidir. Çünkü sadece yeterli olgunluğa erişmiş olan rahim zarı, embriyoyu gebeliğin sonuna kadar sağlıklı bir şekilde besler ve barındırır. Bu bağlamda tüp bebek tedavisinin de başarılı olması için öncelikle embriyo sağlıklı olmalı, ardından bu sağlıklı embriyo sağlıklı rahim zarına yerleştirilmelidir. Bu açıdan bakıldığında embriyonun rahme tam olarak tutunması için uygun bir rahim ve rahim zarı alabilirliği denilen embriyonun yerleşmesini sağlayacak mikro çevre gerekiyor. Zaten gebeliğin gerçekleşebilmesi için pek çok hücresel ve moleküler olaylar zinciri bir arada olumlu bir şekilde ilerlemelidir. Rahim zarına embriyonun tutuna bilmesi de aslında tüp bebek tedavisinin başarısı için önemli bir koşulken, zaten rahim iç zarında gerekli olgunlaşma olmazsa embriyo tutunamamaktadır.

Embriyonun rahme tutunamama nedenleri nelerdir?

  • Elde edilen embriyonun yeterince sağlıklı olmaması,
  • Rahim zarının kanlanmasının bozulması,
  • Rahim zarının daha önceden operasyonlar geçirmesi,
  • Kürtaj olması,
  • Biyopsi yapılması,
  • Enfeksiyon olması,
  • Rahim içinde yapışıklıklar olması

PRP nasıl yapılır?

Doğal yolla gebelik elde edilemediği ya da tüp bebek tedavisi denendiği halde başarılı olunmadığı durumlarda bazı destek uygulamaları ile başarılı sonuçlar alınabilir. Eğer kadının sağlıklı bir gebelik için gerekli olan rahim zarı kalınlığı yeterli değilse, rahim zarı ihtiyaçtan daha inceyse ve rahim zarında oluşan yapışıklıklar açıldıktan sonra tedaviye rağmen rahim zarı kalınlaşmıyorsa PRP yapılmaktadır. PRP rahim zarı kalınlaşması sorunlarında kadının kendi kanlarından elde edilen trombositten zengin plazma tedavisidir ve tüp bebek tedavisinin başarı oranını artırmaktadır.

Bu konuda yapılan araştırmalar; rahim zarı gereğinden ince olan hastalara, tüp bebek tedavisine ek olarak kendi kanından elde edilen PRP serumunun rahim zarına verilmesinin gebelik başarısını artırdığını göstermektedir. Bu çalışmalara göre; tüp bebek tedavisinde PRP yapılarak, rahim zarı kalınlaştırıldığında gebelik şansı % 61 oranında artıyor.

PRP, rahim zarını kalınlaştırırken yumurta kalitesini artırıyor!

PRP uygulaması; kadının kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin kanın, kadının rahmine tekrar verilmesi ile rahim zarı kalınlaşmasının teşvik edilmesidir.  PRP; tüp bebek tedavisinde hem rahim zarını istenen kalınlığa getirmek için hem de yumurtalık rezervini iyileştirmek için de kullanılır.  Şöyle ki; yumurtalık rezervi düşük olan, serum AMH ve FSH düzeyi kötü olan ve 1 yıldan daha uzun zamandır adet görmeyen kadınlara PRP yapılması uygundur. Bu kadınların yumurtalıkları ultrasonla izlendikten sonra PRP uygulandığında yumurtalık fonksiyonları bozuk olan kadınlarda serum AMH ve FSH seviyelerinin düzeldiği görülmektedir. Bu tedavinin birkaç ay sonrasında da tüp bebek denemelerinde başarılı bir yumurta toplama süreci elde edilebilmektedir. Tüm bunlardan dolayı da “PRP yumurta kalitesini artırır” denebilir.

Kimlere PRP yapılabilir?

  • Önceki tüp bebek tedavisi denemeleri başarısız olan,
  • Rahim zarı kalınlaşmamasıyla ilgili sorunlar yaşayan,
  • Yumurtalıklarında birtakım sorunlar olan,
  • 35 ve üstü olan,
  • Yumurtalık rezervi düşük olan,
  • Menopoza girmek üzere olan kadınlar

PRP’den önce hangi testler yapılır?

PRP’den önce kadının yumurtalık rezervi ve rahim içi durumu ultrason muayenesi ve yumurtalık rezervi testleri ile tespit edilir. Bunlardan elde edilen verilere göre hangi tedavi yöntemine ihtiyaç olduğu tespit edilir ve de PRP yapılıp yapılmayacağına kararına varılır.

PRP tedavisinin başarı oranı nedir?

PRP işlemi daha yeni uygulanan bir işlemdir. Bu sebeple de klinik uygulama alanını kısıtlıdır ve de tam olarak genel başarı oranından bahsetmek doğru değildir. Ancak uzmanlar PRP tedavisinin tüp bebek tedavisinde ortalama % 60’lık bir başarı sağladığını iddia etmekteler.

PRP işleminin etkisi ne kadar sürer?

PRP tedavisinden sonraki 3 -4 ay içinde olumlu etkiler gözlenebilir. Fakat uygulama henüz yeni olduğu için de uzun vadedeki etkisi tam olarak tahmin edilememektedir. Uzmanlara göre PRP tedavisinin etkisi sadece 7 -8 aylık birkaç kez yumurta üretimi sağlayabilirken, belki de daha sonrasında da devam edebilir. Yani henüz bir kesinlikten bahsedilemez. Ancak PRP tedavisinin birkaç kez uygulanmasında herhangi bir sakınca olmadığı için başarısızlık durumunda yeniden denenebilir.

PRP nasıl bir uygulamadır?

PRP işlemi, tüp bebek tedavisinde başarı şansını artıran bir yöntemdir. Bu işlemde anne adayının kendi kanının içinden izole edilen plaketler, yani kan dokusunun içerisinde bir hücre türü laboratuvar ortamında daha zengin hale getirilir ve yumurtalığın içine enjekte edilir. Bu işlemde temel amaç, zenginleştirilmiş plaketlerin içinde bulunan büyüme unsurlarının, yumurtalıklarda mevcut olan durağan kök hücrelerini teşvik etmesi ve büyütmesidir. Bu sayede yumurtalıklardaki kök hücreler gebeliği sağlayacak yumurta hücresi haline gelir. PRP ile hem yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda hem de menopoza girmek üzere olan kadınlarda gebelik mümkün olabilir.

Doğal yaşam sürecinde tüm hücreler gibi yumurtalıklardaki kök hücreler de yaşlanır!

Kadın, menopoza yaklaştığında, yumurtalıklar ve yumurtalıklarda bulunan kök hücreler de yaşlanıyor. Bilimin gösterdiği şu ki; kişinin vücudunda bulunan kök hücreler de kişi ile birlikte yaşlanıyor. Zaten bu yaşlanan kök hücrelerin, daha genç kök hücrelere göre fonksiyonları da azalıyor. İnsan vücudunda sayısız kök hücresinin bulunduğu için de farklılaşma becerisini kaybetmemiş az sayıda kök hücresi kalabiliyor ve tedavi ile de onlar aktif hale getirilebiliyor.

PRP sağlıklı ve kaliteli yumurta elde edebilmeyi mümkün hale getirdi!

PRP ile kök hücre aktivasyonu olup da yeni hücre oluştuğunda, bunların genetik açıdan doğru bölünebilmesi gerekiyor. Bunun için PRP’den hemen sonra 2 aylık bir hormon tedavisi uygulanır. Bu sayede yumurtanın oluşum ve gelişim aşamalarında gerekli büyüme için takviye yapılır. Bu işlemle yumurtaların kalitesi de artar, gebelik gerçekleşirse de, pre-implantasyon genetik tanı ile kromozom analizi yapılır ve embriyoların kromozom yapısı incelenerek, sağlıklı olanlar gebelik için seçilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar