Korpus Luteum Nedir?

Paylaş:

Yumurtalıkta oluşan ve gebeliğin erken dönemlerinde progesteron hormonu üretiminden sorumlu olan hücre yığınına Korpus luteum adı verilmektedir. Korpus luteum, yumurtanın sperm tarafından döllenmesi durumunda görev görmektedir. Hücre yığını olan korpus luteumda bazen kistler oluşabiliyor ve bu da kadında ağrılı semptomlara neden olabiliyor. Burada oluşan kistler bazen kendiliğinden kaybolabilirken, bazılarının ise tedavi edilmesi gerekir.

Korpus luteum nedir?

Korpus Luteum

Kadının yumurtalıklarında yumurtlama olduğunda dominant olan bir folikülden yumurta salınmaktadır. Yumurtanın salınmasını takiben folikül kendiliğinden sızar ve korpus luteum olarak adlandırılan bir kütle oluşturur. Bu hücre yığını da, hamileliğin erken döneminde progesteron hormonu üretmeye yardımcı olur. Korpus luteum adlı hücre yığını, genellikle gebeliğin 7 – 9 haftaları arasında ortaya çıkan gebeliği sürdürmek için yeterli seviyede hormon üretene kadar progesteron üretmeye devam eder. Üretilen bu progesteron hormonu, gebeliğin erken dönemlerinde çok önemlidir. Gebeliğin erken dönemlerinde progesteron; rahmin kasılmadan büyümesine izin verir, rahim astarının büyümesini ve gelişimini destekler, orada kan akışını ve oksijen alımını geliştirir. Bu bakımdan progesteronun salınması çok önemli ve gereklidir.

Korpus luteum, gebelik hormonu insan koryonik gonadotropin veya HCG tarafından desteklenmekte ve korunmaktadır. Gebeliğin yaklaşık 10. haftasından sonra da Korpus luteum azalmaya başlamaktadır.

Döllenme olmazsa korpus luteuma ne olur?

Kadının yumurtlama döneminde korumasız cinsel ilişki olmayıp döllenme gerçekleşmemiş ve gebelik oluşmadığında korpus luteum kendiliğinden parçalanmaya başlar. Bu durumda östrojen ve progesteron hormonları salınma düzeylerinde bir gerileme olur ve bu sayede de başka bir menstrüel dönem başlar.

Korpus luteum ve adet dönemi ilişkisi

Kadınların üremesi, yumurtlaması, adet kanamaları ve daha tüm fonksiyonlar hormonlarla ilgilidir. Yani kadınlarda normal adet düzeninde hormonların güçlü bir rolü bulunmaktadır. Yumurtlama fonksiyonunda progesteron ve östrojenle birlikte lüteinizan hormon (LH) ve follikül stimülan hormon (FSH) da görevlidir. Zaten yumurtlama hormonlar tarafından yürütülmekte, kontrol altında tutulmaktadır.

Üreme çağında sırası geldiğinde üretilen bu hormonlar yumurtlamadan ve döllenmiş bir yumurtanın rahme tutunması bunun için rahmin hazırlanmasından sorumludur. Normal şartlar altında adet döngüsü, vücudun yumurtlama ve gebelik için hazırlandığı her 25 -36 gün arasında oluşmaktadır.

Adet döngüsünün üç temel aşaması bulunur:

  • Foliküler aşama

Üreme çağındaki kadınların adet döngüsünün foliküler aşaması, adet kanamasının başlangıcında dönemin ilk gününde başlar ve ta ki yumurtlamaya kadar devam eder. Bu aşama genellikle 13- 14 gün arası bir süreçte oluşur. Foliküler aşamada kadının vücudu, yumurta içeren yumurtalık foliküllerinin üretimini başlatmak için folikül uyarıcı hormonu (FSH) salgılar. Bu foliküllerden birisi, “baskın follikül” olarak bilinen döllenebilme yetisi olan olgun bir follikül haline gelir. Baskın olan folikül, östrojen hormonu salgılar. Bu sayede diğer foliküller parçalanırken, aynı zamanda rahmin döllenmiş yumurta ile oluşan embriyonun tutunması için hazırlanmasında iç duvarını yoğunlaştırmasına, kalınlaştırmasına yardım eder. Bununla birlikte yumurtlamadan sorumlu olan lüteinizan hormon (LH) dalgalanmaları da yaşanır.

  • Yumurtlama aşaması

Yumurtlama aşaması, bir kadının adet döngüsünün yaklaşık 14. gününde başlar. Bu süre içinde lüteinizan hormon (LH) seviyesi yükselir, yumurtayı da baskın olan folikülden salınması için uyarır. Genellikle de bu aşama 16 -32 saat devam eder ve yumurtlamaya neden olur.

  • Luteal aşama

Üreme çağındaki kadının adet döngüsünün luteal aşaması, vücudun döllenmiş bir yumurtanın rahme tutunmasına hazırlandığı aşamadır. Bir yumurtalığın folikülü, yumurtlama döneminde bir yumurtayı saldığında, açılan folikül kapanır ve korpus luteum adı verilen hücre yığınını oluşturur.

Korpus luteum adlı hücre yığını, vücutta progesteron hormonu üretmekten sorumludur ve rahim döllenmiş yumurtanın tutunması için hazırlık aşamasında daha da kalınlaşmasını sağlar. Bu süreçte salınan östrojen hormonu da tutunma süresince rahmin hazırlanması için bu süre boyunca artar. Olası bir gebelik için kalınlaşmış olan rahim astarına bağlanacak döllenmiş yumurta yoksa yani yumurtlama olmamışsa, vücut adet kanaması sürecinde östrojen ve progesteron düzeylerinin düşük olmasından dolayı rahim astarını tutar ve bu döngü yeniden başlar.

Korpus luteum kisti nedir?

Bazı vakalarda korpus luteumun içi sıvı ile dolabilir. Bu sıvı birikmesi, fonksiyonel yumurtalık kistinin bir türü olan korpus luteum kistine neden olur. Çoğunlukla korpus luteum kistleri fark edilmeden ve tedavi edilmeden kendi başına kaybolur. Korpus luteum kistleri genellikle oluştuktan birkaç hafta içinde kaybolabilir veya tamamen yok olması adet kanamasına kadar devam edebilir.

Korpus luteum kisti semptomları nelerdir?

  • Süregelen veya ani gelişen keskin pelvik ağrı,
  • Karın bölgesinde dolgunluk veya şişlik,
  • Genel bir şişkinlik hali,
  • Belde ve uylukta ağrı,
  • Cinsel ilişki esnasında ya da sonrasında ağrı,
  • Ani kilo alımı,
  • Adet kanaması sırasında ağrılı,
  • Göğüslerde hassasiyet ve şişkinlik,
  • Daha sık idrara çıkma ihtiyacı,
  • Mesanenin tamamen boşaltılamaması,
  • Bağırsakların dışkılama ile tamamen boşaltılamaması,
  • Normal dışı vajinal kanama

Bazı kadınlarda şiddetli ağrı ve iç kanamaya neden olabilecek kist patlaması yaşanabilir. Kistlerin çok büyük olması durumunda, yumurtalıkta kendiliğinden (yumurtalık burkulması) bükülme olabilir. Bu tür bir durumda burkulmadan etkilenen yumurtalıktaki kan akışı olumsuz etkilenir.

Korpus luteum kisti nasıl teşhis edilir?

Bazı yumurtalık kistleri pelvik muayene sırasında hissedilebilir. Ancak bazılarının hissedilmesi zor olabilir. Bazı şikayetlerle doktora başvurulduğunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, yumurtalık kistlerini değerlendirmek ve teşhis etmek için bazı tanı testleri uygulayabilir. Kistleri değerlendirmek için; korpus luteum kistinin varlığını işaret eden gebelik testi, hormon testi, Pelvik ultrason ve /veya laparoskopi gibi cerrahi işlemler yapılabilir. Laparoskopide doktor, karında küçük bir kesi yoluyla kadının rahmine laparoskop adlı cihazı yerleştirir ve ekrandan izler.

Korpus luteum şüphesinde bazı doktorlar kanser antijen 125 (CA 125) testi gibi yumurtalık kanseri tespiti için kullanılan testler yapabilir. Bu testler kandaki bazı maddelerin seviyelerini kontrol etmek için kullanılır.

Yapılan testlerde kist tespit edildiyse ve kist katı dokulu ise, doktor kişinin yumurtalık kanseri için daha yüksek bir risk altında olduğu kanaatinde olursa başka testler yapılması gerekir. Ayrıca CA 125 seviyelerinin, endometriozis gibi kanserli olmayan durumlarda da yükselebileceği bilinmektedir.

Korpus luteum kistleri nasıl tedavi edilir?

Korpus luteum kistleri çoğunlukla tedavi edilmeden kendiliğinden düzelir. Bununla birlikte tedavi gerektiren ileri düzey vakalar da bulunmaktadır. Tedavi gerektiğinde yumurtalık kistleri için uygun olan tedavi seçenekleri; hormonal kontraseptifler gibi önleyici ilaçların kullanılması ve kisti çıkarmak için cerrahi işlem olabilir.

Korpus luteum kistini çıkarma ameliyatı

Korpus luteum tespit edildiğinde doktor, kistin büyüklüğüne, neden olabileceği semptomlara ve kişinin yaşına göre tedaviye ihtiyaç olup olmadığına karar verir. Eğer kist semptomlara neden olmazsa, doktor genellikle herhangi bir tedaviye başlamadan durumun ilerleyişini bekler ve yakından takip eder.

Yukarıda anlatılanlar kapsamında korpus luteum, gebeliğin ilk aşamalarında vücudun ihtiyaç duyduğu hormonları üretmeye yardımcı olmaktadır. Yani korpus luteum sayesinde salgılanan hormonlar, üremenin yaşamsal bir parçası olan hamileliğin gerçekleşmesini sağlar.

Korpus luteumun sıvı ile dolması durumunda kistler oluşabiliyor. Eğer başka bir rahatsızlık yoksa korpus luteum kisti ile ilgili belirtilerden herhangi biri varsa acilen doktora başvurulmalıdır. Korpus luteum kistleri ağrıya sebep olabilir ve çoğunlukla tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden geçer.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar