Doğumdan Sonra Adet Düzeni Nasıl Olur?

Paylaş:

Doğum yapan bir kadının en çok merak ettiği şeylerden biri, yeniden ne zaman adet kanamalarının başlayacağıdır. Genel olarak, bebek sahibi olduktan sonra kadınların regl dönemlerinin değişmesi yaygın bir durumdur. Bazı kadınlar, doğumdan önceki döneme göre daha ağrılı ya da daha uzun adet dönemleri yaşayabilir. Bazıları ise, adet dönemlerinin çok daha kolay geçtiğini fark edebilir.

Doğum yaptıktan sonraki ilk aylarda, adet kanamaları düzensiz olabilir. Ancak, genellikle zamanla normale dönmektedir. Bununla birlikte, doğumun bir kadının adet döngülerini nasıl etkileyeceğini tahmin etmek mümkün değildir. Ancak, emziren annelerde doğum sonrası ilk adet kanaması daha geç başlamaktadır. Bu yazıda, doğum sonrası adet düzeninden ne bekleyeceğiniz hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz!

Ne Beklemeli?

Bebek sahibi olmak, duygusal olarak dünyanın en muhteşem hissi olsa da, kadın vücudu için büyük bir travmadır. Bu nedenle, iyileşmesi için de zamana ihtiyacı vardır. Standart bir doğum sonrası adet düzeni diye bir şey olmasa da, özellikle ilk birkaç adet kanamasının hamilelik öncesi döneme göre farklı olması son derece yaygındır. Bir kadının doğum yaptıktan sonra adet döngülerinin ve kanamalarının değişmesinin nedenleri arasında:

  • Rahmin normal boyutuna dönmesi zaman alır
  • Hormon seviyeleri değişir
  • Emzirme vücuttaki hormon seviyelerini değiştirebilir

Bazı kadınlar, doğum sonrası dönemde daha ağır adet kanamaları yaşadığını fark edebilir. Bazı kadınlar ise krampların daha yoğun olduğunu ya da hamilelik öncesine göre daha fazla pıhtı olduğunu gözlemleyebilir.

Doğum Sonrası İlk Adet Kanaması

Emzirmeyen ya da düzensiz olarak emziren kadınların adet kanamaları genellikle daha erken başlamaktadır. 2011 yılında yapılan bir araştırmada; kadınların çoğunun doğumdan sonraki ilk 1.5 – 3 ay içinde ilk adet kanamalarını yaşadıkları bulunmuştur.

Doğum sonrası ilk adet kanamasının zamanlamasını etkileyen ana faktör, yumurtlamadır. Her gün bazal vücut ısınızı takip etmek yumurtlamayı tespit etmenize yardımcı olabilir.

Doğum Sonrası Adet Düzensizliği

Özellikle, doğumdan sonraki ilk aylarda adet düzensizliği yaşanması yeni anneler arasında oldukça yaygındır. Emziren bir annenin adet düzensizliği yaşaması daha olasıdır. Çünkü, emzirmeyi destekleyen hormonlar vücudun yumurtlamayı geciktirmesine ya da daha seyrek olarak yumurtlamasına neden olmaktadır.

Emzirmeyen bir annede bile, hamilelik ve doğumdan sonra vücudun toparlanması zaman aldığı için, adet döngülerinin ve kanamaların normale dönmesi de zaman alacaktır. Zamanla, adet döngüleri düzene girecektir. Bununla birlikte, çikolata kisti ya da PKOS hastalığı olan bazı kadınlar, hamilelik öncesi dönemde de adet düzensizliği yaşamış olabilir.

Doğum sonrası adet düzensizliği ile ilgili endişe duyuyorsanız, altta yatan bir sağlık sorunu olup olmadığını anlamak için bir doktora danışmak en iyisidir.

Loşi (Lohusalık Akıntısı) Nedir?

Lohusalık akıntısı, doğumdan sonra vajinal akıntı anlamına gelir. Ağır kanama şeklinde başlar. Kanın rengi koyu kırmızı ve pıhtılarla dolu olabilir. Birkaç gün ya da 1 hafta geçtikten sonra, kanama hafifler ve sonunda rengi de pembeye doğru berraklaşır.

Lohusalık akıntısı yaşayan kadınların kramp yaşaması da oldukça yaygındır. Bunun nedeni, rahmin normal boyutuna döndüğü bu aşamada kasılmasıdır. Bu kanama, vücudun hala iyileşmekte olduğunun bir işaretidir.

2012 yılında yapılan bir incelemede; lohusalık akıntısının ortalama 30 gün sürdüğü bulunmuştur. Bununla birlikte, doğum sonrası kanamaların muhtemelen daha uzun sürdüğü düşünülmektedir.

Bir lohusalık akıntısını adet kanaması sanmak ya da bir adet kanamasını lohusalık akıntısı sanmak mümkündür. Hem loşi hem de adet kanı parlak kırmızı bir kanla başlarken, lohusaık akıntısında kanın rengi gün geçtikçe açılma eğilimindedir. Adet kanamasında ise kanın rengi gün geçtikçe koyulaşmaktadır.

Emzirme Döneminde Adet Olunur Mu?

Emziren bir anne, aylarca adet olamayabilir. Çünkü, emzirmeyi destekleyen hormonlar yumurtlamayı engellemektedir. Bazı kadınlar, emzirme dönemini bir doğum kontrol yöntemi olarak görse de, yumurtlamanın ne zaman gerçekleşeceğini bilmek mümkün olmadığından, olası bir kazayı önlemek için bir doğum kontrol yöntemi kullanmak en iyisidir.

Doğumdan Sonra Doğum Kontrolü

Bazı doğum kontrol yöntemleri doğumdan hemen sonra kullanılmaya başlanabilir. Ancak doktorlar, doğum kontrol haplarına başlamadan önce genellikle birkaç hafta ya da daha uzun süre beklemenizi önermektedir.

Hormon içeren doğum kontrol haplarından kaçınmak isteyen kadınlar; prezervatif, rahim içi cihazlar, diyafram gibi yöntemleri düşünebilir. Bazı doğum kontrol alternatifleri, bir kadının adet kanamasını durdurabilir ya da daha seyrekleşmesine neden olabilir.

Emziren bir kadın, doğum kontrol hapı aldığında bunun bebek üzerindeki etkileri ya da anne sütü üretme kabiliyeti konusunda endişelenebilir. Hormonal doğum kontrolünün emzirirken kullanımı güvenli olsa da, bir kadının başlamak üzere olabileceği herhangi bir yeni ilaç hakkında bir doktorla konuşması hala önemlidir.

Ne Zaman Doktora Görünmeli?

Bir kadın doğum yaptıktan sonra; doktor, uyarıcı belirtiler hakkında tavsiyelerde bulunmalıdır. Normal kanama şekilleri, doğum yöntemi, kadının tıbbi geçmişi ve diğer bireysel faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bununla birlikte, aşağıdaki belirtiler varsa hemen bir doktora görünmelidir:

  • 2 saatten daha kısa sürede ped değişimi
  • Kanamaya eşlik eden yüksek ateş
  • Yoğun kramp
  • Kanda büyük pıhtılar

Bir kadın, ayrıca olağandışı kanamalar, çok ağrılı adet dönemleri hakkında endişeleri hakkında da doktoruna danışmalıdır.

Sonuç olarak…

Doğumdan sonra adet kanamalarının normale dönmesi için zaman gereklidir. Bir anne, düzenli olarak emzirmeyi tercih etmişse bu süre birkaç ayı bulabilir. Doğum sonrası ilk adet kanaması, hamilelik öncesi döneme göre daha ağrılı ya da daha şiddetli olabilir. Bazen de, bu ilk kanama daha kolay ve daha hafif olabilir. Regl döneminizdeki değişikliklere ağrı eşlik ediyorsa ya da başka rahatsız edici semptomlar varsa, endişeleriniz konusunda yardımcı olabilecek bir doktorla konuşmak en iyisidir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar