Adet Dışı Kanamalar Nelerdir?

Paylaş:

Normal şartlar altında, üreme çağındaki kadınların ayda bir kez adet kanaması görmeleri beklenir. Bu bakımdan normal olarak düşünülmesi gereken vajinal kanama rahimden periyodik kan akımı şeklindedir. Bu normal vajinal kanamaya “menorene” adı verilir. Normal adet kanaması olan menore, “menstruasyon kanaması” olarak da adlandırılır. Vajinadan gelen kanamanın anormal olup olmadığını ve sebebini anlamak için; kadının hamile olup olmadığı, kanamanın şeklinin nasıl olduğu, ovulasyon, yani yumurtlama olup olmadığı gibi hususlara bakmak gerekir.

Üreme çağında olup düzenli olarak yumurtlayan kadınlarda anormal vajinal kanamalar; normalden fazla, aşırı, sık sık olan, düzensiz veya azalan kanamalardır. Yumurtlamanın düzensiz olmasından kaynaklanan anormal vajinal kanamanın birçok nedeni vardır. Bu bakımdan adet düzensizliği olan kadınların; tiroid hormonu, göğüs ve pelvik organları özenle incelenmeli, fiziki muayene yapılmalıdır. Düzensiz olarak gerçekleşen vajinal kanamaların tedavisi de buna sebep olan, altta yatan etkene bağlıdır. Kanamanın neden tespit edildikten sonra, doktor tedavinin gerçekten gerekli olup olmadığına ve de nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verir.

Normal vajinal kanama nedir?

Normal vajinal kanama kadının rahminden bir akıntı olarak adet dönemlerinde akan kandır. Mensturasyon, yani adet dönemi normal vajinal kanamanın nedenidir. Normal vajinal kanama, vücuttaki yumurtlama kaynaklı hormonal değişiklikler sonucunda ortaya çıkar. Şöyle ki; yumurtalıklar; göğüslerin büyümesini, vücudun bir kadına göre şekil almasını ve vücut tüylerinin oluşması gibi kadın vücut özelliklerinin gelişmesini kontrol altına alan kadınlık hormonlarının temel kaynağıdır. Bununla birlikte hormonlar kadınlarda adet döngüsünü düzenler. Yumurtalık ya da kadın gonadı, kadınlarda üreme bezlerindendir, pelviste bulunur, rahmin her iki tarafında konumlanmıştır. Her yumurtalık, bir badem boyutunda ve şeklindedir. Yumurtalıklarda yumurta hücresi ve kadın hormonları üretilir. Üreme dönemi içinde her ay yaşanan adet döngüsü sırasında, bir yumurta bir yumurtalıktan salınır. Yumurtalıktan çıkan yumurta, bir fallop tüpü aracılığıyla rahme gider.

“Yumurtlama dönemi” olarak adlandırılan bu süreçte korumasız cinsel ilişki ile yumurta ve sperm buluşup hamilelik oluşturmazsa, bu döngü rahmin olası bir gebelik için hazırlanan iç astarının parçalanması ile sona erer ve menstruasyon, yani adet kanaması olur. Bu olay fiziksel döngünün sonu olmasına rağmen, menstrüel kanamanın ilk günü adet döngüsünün “1. günü” olarak tanımlanır. Menstruasyonun meydana geldiği döngü, adet dönemi olarak adlandırılır. Bu adet dönemi ergenlikle birlikte başlar ve menopoza, yani kadının yumurtalık fonksiyonunun sona erdiği döneme kadar da devam eder. Menopoz, bir kadının 12 ay boyunca adet kanaması olmaması olarak tanımlanır ve genellikle 48 – 50 yaşları arasında olur.

Anormal vajinal kanama nedir?

Anormal vajinal kanama, kadının adet dönemleri dışındaki zamanlarda ya da adet kanamasına uygun olmayan miktarlarda ortaya çıkan, vajinadaki kan akışıdır. Kanamanın anormal olup olmadığını ve nedeni belirlemek için; hamile olup olmadığına, kanamanın şekli, zamanı ve miktarına, kadında yumurtlamanın olup olmadığına bakılır. Bu bakımdan kanamalarının normal olmadığından şüphe eden kadınlar, kanamanın spesifik özelliklerini dikkatle düşünmeli ve doktora bu konuda bilgi vermelidir.

Anormallik kanamalardan şüphe edildiğinde nelere bakılır?

  • Kadın hamile mi?

Kadınlar yaşamları boyunca birkaç kez anormal vajinal kanama yaşayabilir ve bunlar genellikle geçicidir, tedavi edilebilirdir. Anormal kanamaların en fazla sorun yarattığı hususların başında da hamilelik gelir. Çünkü hamilelikte anormal vajinal kanamanın çoğu, gebeliğin çok erken döneminde gerçekleşir ve daha kadın hamile olduğunu fark etmemiştir. Bu bakımdan daha yeni görülen çok az miktardaki düzensiz kanamalar kimi zaman çok erken hamilelik belirtisi olabilir. Bu da tutunma kanaması olarak adlandırılır. Ancak hamilelik sırasında, hamileliğin ilk 20 haftası içinde görülen anormal vajinal kanama düşük veya ektopik gebelik gibi gebelik komplikasyonları ile ilişkili olabilir.

  • Anormal vajinal kanamanın süresi, aralığı, miktarı nedir?

Bir vajinal kanamanın normal mi, yoksa anormal mi olduğunun anlaşılması için kanamanın özellikleri bilmek gerekiyor. Vajinal kanamanın süresi, aralığı ve miktarı, kanamanın hangi tür bir anormalliğin söz onuşu olduğunu gösterebilir. Anormal vajinal kanama, normal adet kanamasından çok daha uzun (hipermenor) ya da çok daha kısa (hipomenore) olur.

Vajinal kanama aralığı da normal olup olmadığını gösterebilir. Yani kadının menstrüel periyotları çok sık (polmenorrhea) veya çok nadiren (oligomenore) olabilir.

Kanama miktarı da normal olup olmadığını gösterebilir. Kanama çok fazla (menoraji) ya da çok az olabilir.

  • Yumurtlama oluyor mu?

Üreme çağındaki kadınlarda yumurtalıktan ovülasyon denilen bir süreçte her ay bir yumurta bırakılır. Normal adet dönemleri için de normal aralıklarla yumurtlamak gereklidir. Kadının normal adet döngüsü aralıkları, adet döngüleri arasında göğüs hassasiyeti, vücutta sıvı tutulumu, adet krampları ve ruh hali değişiklikleri gibi belirtileri içeren birçok ipucu verir. Anormal vajinal kanama şikayeti olan kadınlarda doktor, normal yumurtlama olup olmadığını belirlemek için hormon kan testleri (progesteron seviyesi), günlük evde vücut ısısı testleri veya nadiren rahim astarının bir örneği (endometriyal biyopsi) gibi uygulamalarda bulunur.

Bunların yanında kadının düzenli olarak yumurtlamadığına dair işaretler; aylarca adet olmaması, düzensiz aralıklarla uzun süreli kanamalar olması, adet döngüsünün ikinci yarısında kan progesteron seviyesini aşırı düşük seviyede olması ve normal vücut sıcaklığının düşük olması şeklinde sıralanabilir. Yumurtlama olup olmadığından şüphe edildiğinde doktor kimi zaman biyopsi ile endometriyal örneklem kullanarak tanı koyar.

Aşırı miktarda adet kanaması (menoraji)

Adet kanamasından çok daha fazla miktarda kanama menoraji olarak adlandırılır. Menoraji durumunda kadın kanamanın normalden çok daha fazla olduğunu hijyenik pedi değiştirmek durumunda kalma sıklığından rahatlıkla anlayabilir. Menoraji, çoğunlukla düzenli adet döngülerinde ve normal yumurtlamayla ortaya çıkan aşırı vajinal kanamadır.

Menoraji vakalarının kesinlikle doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle menorajinin kadın için çok ciddi duygusal sıkıntı ve ağır kramp gibi fiziksel şikayetler yaratması çok önemli bir sorundur. Bununla birlikte menoraji durumunda kan kaybı o kadar ağır olabilir ki, kan sayımında çok tehlikeli derecede düşük bir veri elde edilir, anemi oluşabilir. Aşırı kan kaybı dolayısıyla anemi olursa da çok tehlikeli tıbbi komplikasyonlar, baş dönmesi, halsizlik ve bayılma gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Bunların yanında erken dönemde tedavi edilmeyen menoraji vakaları çok daha acil tıbbi sorunlara yol açabilir, hastanede yatmayı gerektiren tedavilere ihtiyaç duyulabilir.

Menorajinin (aşırı kanama) kanserli olmayan nedenleri nelerdir?

  • Rahim miyomları (yumuşak kas iyi huylu tümörler),
  • Rahim içi dokusu polipleri (rahim içine çıkıntı yapan küçük iyi huylu büyümeler),
  • Adenomyozis (rahim içinde yer alan rahim dokularının rahim kas duvarına doğru ilerlemesi),
  • Rahim içi cihazlar (RİA),
  • Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidizm),
  • Otoimmün bozukluklar (sistemik lupus eritematosus),
  • Vücutta kalıtsal kanama bozuklukları gibi kan pıhtılaşma sorunları,
  • Bazı ilaçların kullanılması, özellikle kan pıhtılaşması için kullanılan ilaçlar menorajiye neden olabilir.

Çok sık olmamakla birlikte menoraji, endometriyal kanser belirtisi olabilir. “Endometrial hiperplazi” olarak bilinen kanser öncesi bir durum da anormal vajinal kanamaya sebep olabilir. Özellikle de 40 yaşın üzerindeki kadınlarda daha sık olarak görülür.

Menorajiye sebep olan pek çok faktör varken, çoğu kadında menorajinin tam olarak nedeni detaylı bir tıbbi değerlendirmeden sonra bile bulunamayabilir. Bu tür bir durumda “disfonksiyonel rahim” kanamasından bahsedilir. Disfonksiyonel rahim kanaması olan kadınlarda anormal vajinal kanamanın spesifik bir nedeni bulunmazken, semptomların ciddiyetini azaltmak için bazı tedaviler uygulanır.

Menstürel dönemlerin çok sık olması (polmenorrhea)

Normal şartlar altında adet kanamalarının 21 günde bir olması idealdir. Anormal sıklıkla menstrüel dönemler olması tıbbi literatürde “polmenorrhea” olarak adlandırılır ve cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklardan (Klamidya veya gonore gibi) kaynaklı rahimde inflamasyon oluşmasıyla ortaya çıkabilir ve “pelvik inflamatuar hastalık” olarak adlandırılır. Yine adet aralıklarının çok kısa olmasına yol açan sebeplerden olan “endometriozis” ise rahim dışındaki diğer bölgelerde rahim içi dokusunun varlığına neden olan bir durumdur. Bu durumda pelvik ağrı ve polimonefe yaşanabilir.

Adet dönemlerinin çok düzensiz olması (metroraji)

Düzensiz adet dönemleri (metroraji), servikal polipler gibi iyi huylu servikal büyümelerden kaynaklanabilir. Bu büyümelerin nedeni genellikle bilinemez. Aynı zamanda rahim enfeksiyonları (endometriozis) ve doğum kontrol haplarının kullanımı da bu sorunun oluşmasına neden olabilir. Bunun tanısı için ve neden kaynaklandığının tespit edilebilmesi için detaylı bir jinekolojik muayene gerekebilir.

Kadınlarda düzensiz adet kanamaları çoğunlukla ergenlikte adet dönemlerinin yeni başladığı zamanlarda ve de perimenopoz döneminde, yani menopozun yaklaştığı dönemde görülmektedir. Bu dönemlerde genellikle düzensiz aralıklarla adet kanamaları ve kan akış miktarındaki değişiklikler yaşanır. Böyle menstrüel düzensizlikler gerçek menopozun başlangıcından sonraki birkaç yıl içinde geçebilir.

Adet kanamasının miktarı veya süresinin azalması (hipomenore)

Tiroid bezinin aşırı aktif çalışması (hipertiroidi) veya bazı böbrek hastalıkları adet kanamasının miktarı ve süresinin azalmasına (hipomenoreza) neden olabilir. Bunların yanında doğum kontrol haplarının da hipomenoreza neden olabildiği biliniyor. Kadınların doğum kontrol haplarını kullanmasının bir sonucu olarak menstrüel periyotların daha hafif, kısa olması veya hiç olmaması beklenmektedir. Bu yan etkiler, doğum kontrol haplarının gebelikten koruyuculuk etkisinde herhangi bir değişikliğe yol açmaz.

Menstrüel dönemler arasında ara kanamalar olması

Normal yumurtlama işlevi olan kadınlar adet kanamaları arasında hafif kanama (bazen “lekelenme” olarak anılır) gibi sorunlar yaşayabilir. Doğum kontrol hapları ve doğum kontrolü için RİA kullanılması gibi durumlar bazı kadınlarda adet dönemleri arasında hafif kanamaya neden olabilir. Kadının yaşadığı psikolojik stres, antikoagülan ilaçlar gibi bazı ilaçlar ve hormon düzeylerindeki dalgalanmalar da dönemler arasındaki hafif kanamaya neden olabilir.

Düzenli olarak yumurtlamayan kadınlarda menopozdan sonra vajinal kanamalar veya anormal vajinal kanamalar neden olur?

Üreme, yumurtlama, hormon salgılanma dengesi gibi durumlardan bahsedildiğinde, birçok koşul, yumurtlama için gerekli olan kadın hormonlarının düzgün işleyişine müdahale edebilmektedir. Kadının vücudunda gelişen çok farklı koşullar sebebiyle adet kanamaları daha yoğun ya da daha az olabilir, adet dönemleri arasındaki süre azalabilir ya da kısalabilir. Bu bağlamda menstrüel sürelerin ve / veya akışın normalden daha az olmasına neden olabilen etkenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kadının kronik tıbbi bir hastalığının olması,
  • Kadının çok önemli bir medikal veya duygusal stres altında olması,
  • Hipotalamus olarak adlandırılan beynin belirli bir bölümünde sorun oluşması,
  • Anoreksiya nevroza olarak adlandırılan ciddi bir beslenme bozukluğu yaşaması,
  • Yumurtalıklarda çok sayıda kist oluşması ile karakterize olan Polikistik Over Sendromu yaşanması adet kanamalarının süresini kısaltır ve miktarını da azaltır.

Hiç yumurtlama olmaması (anovulasyon)

Kadının tamamıyla yumurtlama işlevinin bitmesi “anovulasyon” olarak adlandırılır. Yumurtlama, vücudun progesteron açısından yeterli miktarda beslenmesini sağlar. Yumurtlama olmaması durumunda ise kadının hormonal dengesi bozulur ve vücutta aşırı miktarda östrojen üretilirken, yeterince progesteron üretilemez. Vücutta aşırı östrojen üretimi rahimin astarının büyümesini uyarır ve bunun sonucunda rahim astarının fazla kalınlaşması ile rahim kanseri riski artar. Bu tür bir durumda doktorlar, progesteronun yerini almak ve uygun bir hormonal denge kurmak için hastaya düzenli aralıklarla progesteron içeren oral kontraseptifler reçete eder. Bu tür bir tedavi de, yumurtlamayan kadınlarda rahim kanseri riskini önemli ölçüde azaltır. Rahim kanseri uzun yıllar süren yumurtlayamamaktan ya da yumurtlama işlevinin normalde olması gerekenden çok daha erken bitmesinden kaynaklanır. Bu bakımdan uzun süren yumurtlayamama sorununa maruz kalan her kadının rahim kanserini önlemek için tedavi edilmesi gerekir.

Anormal vajinal kanamalar tedavi edilebilir!

Postmenapozal kadınlar, yani art arda 12 ay veya daha fazla adet kanaması yaşamayan kadınların bir daha vajinal kanama yaşamaması gerekir. Menopoza girmiş olan kadınlarda herhangi bir vajinal kanama “anormal” olarak kabul edilir. Bu tür bir sorunun tespit edilmesi durumunda kombine östrojen ve progesteron hormonu terapisi (HRT veya HT) kullanıldığında tedavinin ilk 6 ayında hafif, düzensiz vajinal kanama olabilirken, zamanla tamamen bitecektir. Aynı şekilde, siklik hormon rejimi alan, yani ayda 10-12 gün süreyle oral östrojen ve progestin alan postmenapozal kadınlar, her ay birkaç gün adet dönemine benzer bazı vajinal kanamalar yaşayabilir ve bunlar da geçicidir.

Hormon tedavisi sürecinde yoğun veya uzun süreli vajinal kanama yaşayan postmenopozal kadınlar, vajinal kanamanın daha ciddi nedenlerini araştırmak ve de tedavi etmek için daha detaylı bir muayeneden geçmeliler. Bu bağlamda postmenopozal kadınlarda vajinal kanama çok sık olmasa da endometriyal kanser veya hiperplazi (bazı durumlarda kanser öncesi rahim dokusunun aşırı büyümesi) gibi sorunlardan kaynaklanabiliyor olacağı için çok önemlidir.

Hamilelikte anormal vajinal kanamalar neden olur?

Hamilelik döneminde birçok kadın az bir miktar da olsa vajinal kanama yaşayabilir. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar, hamile kadınların % 30’unda bir miktar vajinal kanama yaşadıklarını gösteriyor. Hamilelikteki bu vajinal kanamalar genellikle çoğul gebeliklerde görülmektedir. Bazı kadınlar da gebeliğin ilk iki haftasında, genellikle adet kanamasının beklendiği günlerde çok az, lekelenme şeklinde kanama yaşar. Bu hafif kanama “implantasyon kanaması” olarak adlandırılır. Bu kanamanın nedeninin döllenmiş yumurtanın rahim duvarına yerleşmesi olduğu bilinmektedir.

Hamilelikte kanamadan bahsedildiğinde kanama miktarı, kanamaya eşlik eden diğer semptomlar ve hamilelik haftası önemlidir. Bu bakımdan hamilelikte vajinal kanama her zaman gebelikle ilgili bir sorun oluşturmazken, hamilelikte kanaması olan kadınların doktor tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Hamilelikte yaşanan vajinal kanamalar genellikle; düşük, plasenta ile ilgili sorunlar, ektopik gebelik, servikal enfeksiyon veya polip ve erken doğum kaynaklı olabilir.

Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında vajinal kanama neden olur?

  • Cinsel ilişki esnasında vajina duvarı veya vajinaya açılan alan yaralanmaları, hasarı,
  • Gonore, Klamidya, maya enfeksiyonları gibi enfeksiyonların varlığı,
  • Menopoz öncesi ya da menopoz sonrası kadınlarda vücuttaki östrojen düzeylerinin düşmesi, vajinanın astarının inceltilmesi ve kolayca iltihaplanması veya enfekte olması,
  • Serviks veya vajinal duvar üzerinde tümörler veya polipler gibi anatomik lezyonlar oluşması gibi sorunlar cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında anormal vajinal kanamaya sebep olabilir.

Cinsel ilişkiden sonra ya da ilişki sırasında veya bundan bağımsız olarak herhangi bir dönemde anormal zamanlarda, normal dışı miktarda vajinal kanama olması durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurmak önerilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar